BÖLÜM İKİ
TUHAF BİR EVİN ÖNÜNDEYİZ
Sentor dediğim gibi bizim müdürün aynısıydı.
-“Beni izleyin!” dedi sentor.
-“Bu bizim müdüre çok fazla benziyor Jack” dedi Eddie. Endişeli gözüküyordu. Ve şunu da söyleyelim ben de biraz endişeliydim.
-“Seni duymadım sanma Eddie” dedi müdür. Sentordu ama bizim müdüre o kadar çok benziyordu ki dayanamadım.
Onu yetimhanenin ön kapısına kadar takip ettik. Ve 3 araba kapasitelik park yerinde bir tosbağa Volkswagen duruyordu. Eski durmuyordu hatta sanki dün almıştı müdürümüz onu.
Sonra müdür o arabayla ne yapacak diye düşündüm. O arabanın içine hiç sığamazdı ama müdürümüz o arabaya yürümeye devam etti. Ben Eddie’ ye Eddie’ de bana baktı ve:
-“Bu yaratık bence delinin teki.” dedi Eddie.
Sonra müdüre baktığımızda o yaratık yerine bizim müdür duruyordu. Hem de aynı boyda. Hiç bir şeyden etkilenmemişe benziyordu. Ve bize baktı.
-“Ne duruyorsunuz yılışıklar atlasanıza arabaya” dedi.
Eddie’le birlikte bu olaya o kadar çok şaşırmıştık ki.
Arabayla şehirden çoktan çıkmıştık. Nereye gideceğimizi müdüre sormak istiyordum ama utanıyordum ya bana” Bu sorun yüzünden seni yetimhaneden atıyorum” derse? Ama fazla kötümser olurdu. Düşünsenize kim o anda orada olsa o soruyu sorardı. Tam ben soracakken Eddie bu soruyu sordu:
-“Nereye gidiyoruz acaba sayın müdür?”.
Bu arada size müdürümü anlatayım: kısacası şöyle de diyebilirim:%95 sinirlidir.
“-Gideceğimiz yer sözlerle anlatılamaz Eddie’ciğim.”dedi müdür.
Eddie ile birlikte birbirimize baktık. Müdür bu kadar kibar konuşmuştu ilk defa. Asıl şaşırdığımız şey gideceğimiz yerin “Sözlerle anlatılamıyor” olmasıydı; ürkütücü.
Yolun yarısına gelmediğimizi umuyordum.
-“Ne zaman orada oluruz acaba sayın müdür?”dedi Eddie. Müdür şöyle cevap verdi:
-“Geldik bile görmüyor musun? Hilelere inanacağınızı ummuyordum.
Neyden bahsediyordu acaba? Ne hilesi, diye düşünürken arabanın bir evin önünde durduğunu fark ettim. Bu ev 1. Dünya savaşından öncelerden yapılmışa benziyordu, ama hiç yıkılacağa benzemiyordu, aksine pırıl pırıl parlıyordu. İnanın bana gerçekten bu kadar eski görünümlü bir ev görmedim. Perili ev masalının resimlerinde görünen köşkten bile daha eskiye benziyordu.
Eddie sanki evi görmüyormuş gibi başka yerlere bakıyordu.
-“Neden durduk?” diye sordu Eddie.
-“Evi görmüyor musun Eddie?”dedim ama o da nasıl oluyor görmüyordu? Müdürün hile dediği buydu herhalde
Müdür elini Eddie’nin önünde şıklattı ve Eddie sanki evi yeni görüyormuş gibi hayrete düştü.
-“Perili Köşk’e hoş geldiniz!” dedi Müdür büyük bir gururla.