Basit Bilgiler
  Bölüm 7
 
         BÖLÜM YEDİ

             YEMEKTEN SONRAKİ KONUŞMA

 

İlk defa bu kadar kalabalık bir masada yemek yiyordum, Eddie’de öyle. Bu çok tuhaftı. Eminim Eddie’de öyle düşünüyordu.

Annemle ya da babamla daha önce görüşememiştim. Şimdi onun yanında oturuyordum.

Büyük bir masada oturuyorduk. Masa dikdörtgen şeklindeydi. Bir ucunda Annem, bir ucunda da babam oturuyordu, sanki buranın efendileriydiler. Ben babamın solundaydım, sağında da Sofy oturuyordu. Annemin yanında Eddie ve Marry oturuyordu, Harry ortalıkta gözükmüyor derken büyük kapıdan Harry ve Sarah çıkageldi. Sarah masanın uzun kenarlarında oturan diğer yaratık ve hizmetçilerin yanına oturdu, Harry de Eddie’nin yanına oturdu.

Müdürümüz sentor Tredon yeniden sentor olmuştu, toynaklarını masanın üstüne koyarak konuşmasına başladı.

-“ Kardeşlerim, artık zayıflayan sihrimiz yükselecek, kötülükler yok olacaktır, karşınızda Any Kolston ve Herman Kolston!”

-“Burada olmaktan büyük bir zevk duyuyoruz.” dedi babam “Ancak buraya sadece oğullarımızı almak için gelmedik” o an herkes aralarında fısıldanmaya başladı “ aynı zamanda Protoks’un kaybettiği gücünün saklandığı düşünülen kayıp sandığı bulmaya geldik.

Babamın sesi çok gür çıkıyordu, gerçek bir lider gibi. O sırada herkes annemi ve babamı alkışlamaya başladı, daha önce orada (büyük giriş kapısının önünde) olduklarını fark etmediğim tuhaf görünüşlü nöbetçiler borazanlarıyla sandığım kadarıyla babam için güzel bir karşılama müziği çalıyorlardı.

Yemekten ve babamın ve annemin yaptığı onca konuşmadan sonra annemle ya da babamla konuşmayı umuyordum ama tam uyuyacakken Tredon kardeşlerimle kaldığım odaya girdi. Bizlere baktı ve:

-“Benimle gelin, size bir şey anlatmam gerekli, Kraliçe Any’nin emri. Nedenini ben de tam olarak bilmiyorum, ama size sandık hakkında bilgi vermemi istedi majesteler. Size yararı olacağını söyledi, hadi gelin” dedi %40 kısık bir sesle. Bu bana biraz tuhaf gelmişti, benim müdürüm bana majeste demişti ve kibar konuşmuştu, diğer kardeşlerim (Eddie biraz yavaş ve şüpheli olarak) onu takip edince ben de takip etmek zorunda kaldım. Tredon başını kaldırabileceği yüksek duvarlı bir odaya gelene kadar eğilerek gitmek zorunda kalmıştı. Eddie hapşırınca bize “şşşşşt!” demişti eliyle sessiz ol işareti yaparak.

Geldiğimiz oda karanlık ve sessizdi, kalp atışları hissediliyordu. Bundan dolayı Marry biraz ürktü, Eddie’de, ama maceracı olanlar, yani ben, Harry ve Sofy korkmamıştık, tam tersine hoşumuza bile gitmişti. Biz macerayı seviyorduk çünkü. Aramızda en maceracı görünüşlü Harry ondan sonra ben benden sonra da Sofy idi. Üçümüzden sonra Marry, ondan sonra da Eddie idi.

Sentor bir süre durakladı, neredeyse zifiri karanlık olan odada onun bir şey dinliyormuş gibi doğrulduğunu görebiliyordunuz ancak.

-“ Kayıp sandığın ne olduğunu size anlatmalıyım. Nedenini daha önce söylediğim gibi bilmiyorum. Her neyse, kayıp sandık, ailenizin 600 yıl önce sizin için savaştığı savaşta Protoks’u yok etmişti.” dedi Tredon Eddie ile bana bakarak “ Tabi ki sizi kaçırdıktan sonra. Protoks yok oldu, gücü ve laneti sonsuz gökyüzüne karıştı. Ancak araştırmalar sonucu o lanetin ve gücün efsanevi kayıp sandıkta saklandığı anlaşıldı. Ve sandığın da burada olduğu. İşte bu kadar. Şimdi hepiniz yatağınıza dönseniz iyi olacak. Yarın kötü bir şeyle karşılaşmanız tehlikesi ile eğitim göreceksiniz.”

Bu son söylenen şey benim ve bütün kardeşlerimin dikkatini çekti ama bir şey soramadan odamıza geri dönmek zorunda kaldık. Bu olan şeyler çok tuhaftı. Nasıl bir eğitimden söz ediyordu. Ve bu arada az kalsın unutuyordum, soyadımı öğrendim; Kolston, Jack Kolston.     

 
   
 
Bu web sitesi Bedava-Sitem.com ile ücretsiz oluşturuldu. Siz de kendi web sitenizi ister misiniz?
Ücretsiz kayıt ol